yıl 2006 izmir buca'da öğrenciyim. evimizin önünden 40 dakikada bir eshot geçiyor yakalarsam 10 dakikada okuldayım. okul 30 dakika yürüme mesafesinde. yetişmem gereken sınava 20 dakika var.

sallandım aşağı, durağa doğru yürüyorum. bi kırmızılık hareket etmeye başladı. ben de yatırdım koşuyorum ama şoförün görmesi zor, bağırdım çağırdım otobüs bir şekilde durdu.

otobüse attım kendimi ama şoförü öpecem firenç kiss yapacam. baktım otobüs bomboş öpüşme arzumu dizginleyerek kaptanın arka koltuğuna oturdum.

kaptan sıkıntıdan olsa gerek muhabbet edecek adam arıyor;

+ nerelisin yiğidim
- antalyalıyım
+ kamyonculuk yaptığım senelerde, çok mal sardım ben antalya’ya, genelde pozantı'dan hayat su çekerdik. allah razı olsun antalya girişinde bir bayi vardı, gece kaçta varsak depoyu açar, adamları bulur, malı indirtir bizi bekletmezdi. bir de karnımızı doyurur bizi öyle yollardı. antalyalılar iyidir.
- abi o bayi benim babam.

şoför kafayı çevirdi bana baktı, yüzünde minnet duygusu. bu olaydan sonra duraktan ilerleyen her otobüsü yakalamaya çalıştım.

belki bir tanıdık denk gelir diye.

tanım: mutluluk veren anlar.